pınar ishakoğlu.
EN
PINAR İSHAKOĞLU · ŞEF & GASTRONOMİK DENEYİM TASARIMCISI

İnsanları doyurmayı seviyorum.

“Karnın aç mı? Gel, sana bir sofra kurayım.” Yemek yapmamın en temelinde bu his var. Hazırladığım yemeği tadan birinin yüzündeki mutluluk, yıllardır bu işi neden yaptığımı bana yeniden hatırlatıyor.

Şef Pınar İshakoğlu’nun portresi
YAKLAŞIM
01

Sofrayla büyüdüm

Çocukluğum iyi yemeğin ve birlikte oturulan sofraların etrafında geçti. Annemden sofraya gösterilen özeni, anneannemden mevsimi ve hazırlığı öğrendim. Yazın kış için kurutulan, saklanan, kavanozlanan ürünler bugün hâlâ mutfak hafızamın parçası. Babamdan gelen gusto ise iyi malzemeyi arama ve sofradan keyif alma duygusu.

02

Köklerimle yeni bir şey söylüyorum

Mutfağımı tek bir coğrafya veya teknikle tanımlamıyorum. Çocukluğumdan bir tat, Anadolu’dan bir ürün ya da yolculukta karşılaştığım bir lezzet yeni bir tabağın başlangıcı olabiliyor. Akdeniz’in ürün odaklı yaklaşımı, Fransız teknik disiplini ve Japon sadeliği bazen bu dilin içinde beliriyor. Merkezde her zaman lezzet, ürün, hafıza ve yaşanmışlık var.

03

Deneyimin bütününü düşünüyorum

Bir davette önce neden bir araya geldiğimizi anlamak istiyorum. Kim geliyor, nerede oturacak, yemek hangi ritimde ilerleyecek? Tabaklar, masa, ışık ve müzik aynı hikâyeye nasıl hizmet edecek? Bütün ayrıntıları tek başıma yapmak değil, onların yaratıcı uyumunu kurmak benim rolüm.

04

Geriye kalan his

Misafirin yalnızca “güzel yemek yedim” demesinden fazlasını isterim. Belki bir tabak, belki bir koku veya masadaki küçük bir ayrıntı aklında kalır. En çok da o akşam nasıl hissettiğini hatırlamasını isterim.

Pınar İshakoğlu gülümserken

Lezzet, ürün, hafıza ve yaşanmışlık.

Bir sofra kuralım

Talep oluştur